ŞİİRLERİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞİİRLERİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Şubat 28

DOSTUMA.....

BİRİCİK DOSTUMA

Ümitsizliğin bağrında ümide ümitle bakıyor,
Karanlıkların çevresinde aydınlık soluyor,
Belki yorgun belki durgun belki suskun duruyor,
Yüreğinin altında kaynayan çağlayanları Allah biliyor..




Sıkıntılar dertler firaklar sardı onun dünyasını,
Sonra Allah bir dost çıkardı unutmak için kederi, yası,
İstenilirse yapılır gülü koklayı koklayı,
Sakın ola ümitsizliğe girme,bitir bu gamı




Perşembe, Eylül 6

SEVMEK




Sevmek,


Bağlanmak, tutulmak, tüm zamanlarının onunla beraber geçmesini istemek


ve ondan ayrı kalınca onunla beraber geçirdiğin zamanları düşünmek,


istemek, arzulamak, geceleri düşünmekten uyuyamamak,


uyuyunca rüyada beraber olmak.




Onunla uyanmak,


buluşurken heyecanlanmak ayrılırken hüzünlenmek, onu görmek için elinden geleni yapmak,


görünce de konuşamamak,


gözlerine bakınca aşkı ve korkuyu bir arada tatmak,


telefon çalınca kalbinin çıkacakmış gibi çarpmasını hissetmek,


damarlarında ki dolaşan kanı,


giydiği elbiseyi ondan kıskanmak,


bir insana duyula bilecek en güzel duyguları ona karşı hissetmek,


onun için her şeyi yapmak ve bazı şeyleri yapmamak.




Üzüldüğü zaman üzülmek,


sevindiği zaman sevinmek,


ona bir daha ayrılmayacakmış gibi sıkı,


sıkı sarılmayı istemek,




kimselerin olmadığı bir yerde çimenlere uzanıp yıldızları sayarken ne kadar mutlu olduğunu anlatıp “SENİ SEVİYORUM” diye bağırmak ve yankısını beraber dinlemek.


Bağlanmak,


hoşlanmak,


tutulmak,


istemek,


arzulamak tek kelimeyle...


“SEVMEK”

Cumartesi, Eylül 1

GEL Kİ.....



Erişilmez bir uçurumun kıyısında,
senden başka kimsenin farkında olmadığı
bembeyaz bir çiçektim ben.


Sen ise, dört mevsim özlemini çektiğim yağmur.
Üstüme yağışını severdim,
yapraklarımdan aşağı akışını,
her damlanı içime çekişimi severdim.
Bedenimde seni hissedişimi.


Her damlan alıp götürürdü beni adını bilmediğim,

tanımadığım yerlere...


Sen yağınca susuzluğum dinerdi,
biterdi kimsesizliğim,
dağılırdı ürpertilerim.


Serin bir meltem değip geçerdi yapraklarıma.


Dünyalar benim olurdu,
uçardım sevinçten.


Günlerime, gecelerime;
hiç kimsenin bilmediği,
fark etmediği sıcak bir sevgi dolardı.
Sıcak bir sevgi dolardı yüreğime.


Her çocuğa gülümserdim;
her kuşa, her kelebeğe, her arıya gülümserdim...


Gel...
Gel ki, sarı papatyalar açsın,
kır gülleri,
kır menekşeleri,
kırk kanatlılar açsın.


Yol alsın umuda nazlı cerenler,
ceylanlar, karda boranda yolunu yitirenler.
Gel can gelsin solmuş anılara.


Boşalsın sicim sicim gözyaşları,
ırmak olsun susuz kalmışlara;
kardeş olsun dostluklara,
yüreğimdeki merhamete...



Gel...
Gel ki, sevginle anlam bulsun duygular,

gözlerimden toprağa düşen damlalar....

Gelmeni istiyorum biten umutları,
yiten sevdaları diriltmen için,
solan yaprakları yeşertmen için.


Tüm ümitlerin tükendiği anda çıkıp gelmeni,
üzerime yağmanı bekliyorum.


Bu sitemdir sanma.
Bil ki, gelmezsen solup gideceğim,
bitip tükeneceğim.


Bir daha bir daha hiç bir mevsim

açmayacağım

çiçeklerimi,

gülümsemeyeceğim gül yüzlü çocuklara,
gül desenli baharlara,
kırlara,
ceylanlara...



Gel!...

Sen bir nazlı gül olaydın

dalına yaprak olurdum

canına can verirdim

acına toprak olurdum


sen bir türkü olaydın

kıskanırdım rüzgarlardan

kalbime koyardım sesini

yalnızca ben duyardım


tual olaydın fırçalarıma

sevginin rengine boyardım

ne okşardım saçını

ne öpmeye kıyardım


sen de sevseydin beni

canına can verirdim

kanına kan verirdim

sende sevseydin beni


yoluna toprak olurdum

dalına yaprak olurdum

pervane olurdum ışığına

etrafında döner dururdum


sende sevseydin beni

önüne yol olurdum

kapına kul olurdum

sende sevseydin beni ......

Cuma, Ağustos 31

BEN SENİ SEVİYORDUM...SEN BİLMİYORDUN...







SENİ SEVİYORDUM AMA SENİN HABERİN YOKTU....





Sana uzak kentlerden birinde , zamanın bir yerinde ,Seni ve senli


günleri anımsattı akşam güneşi .


Onca zamanın üstünde , eskimeyen bir düşüncesin şimdi .


İnsan her gün anımsar mı aynı gözleri


Seni seviyordum ve senin haberin yoktu . . .


Saçlarını izliyordum uzaktan .Kulağın arkasına düşüşü ve burnun . . .


Herkesten başkaydı işte . . .


Güldüğün zaman , yukarıya bakardın .Yukarıya kalkan başın ve gülen


gözlerin vardı , ne güzeldiler . . .


Sen bilmiyordun ve ben seni seviyordum . . .


Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler ; duvarlara , vitrin camlarına ,


kaldırımlara çarpıyordu , Geri dönüyordu çoğalarak .


Senin sesini duyduğum masalarda , erteliyordum her şeyi , her şeyi


erteleyişim oluyordun , kalp ağrısı oluyordun , birlikte soluduğumuz


sokak isimleri oluyordun .


Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk . . .


Dönemeçler geçiyor , köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan sular


üzerinden atlıyorduk , cesurduk .


Ufuk çizgisi maviydi , gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün


karanfiller .


Ben seni seviyordum , sen bilmiyordun .


Sevinçlerim oluyordun ara sıra , sen hiç bilmiyordun .


Sonra herhangi biri oldun , bütün sevinçlerim bittikten sonra .


Yağmurlar yağdı , serin Haziran akşamları .


Derken bir gün uzaktan gördüm seni . . .


Saçların bana inat , başın her şeye meydan okuyarak işte yine aynı ,


kalbimi acıttın .


Her zamanki gibi değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun . . .


Şimdi bunları anlatsa sana birileri , kim bilir


Ya da boşver bilme en iyisi . .


LinkWithin

Related Posts with Thumbnails
DaisypathWedding Ticker

HAYAL SEVDAM'A

İÇİMDEKİ SAKLI SEVDA