MERHABALAR;haftanın efendısı Cuma günü tüm müslümanlara, inananlara hayırlı olsun.Bugünün feyzine bereketine Allah nail eylesin....Uzun bir aradır bloguma yepyeni tarifler ekliyemedim.Duygularımı ve hissettilerımı yazmaya çalıştım.Neden mi diyeceksiniz; hani maraton koşuları vardır.42 km uzunluğundaki en uzun mesafe koşusudur. Sporcular koşuya başladıklarında 20.km ye kadar çok rahat koşarlar.Ama 20.km den sonra vucut ağırlaşmaya kaslar acımaya başlar.Vucud dayanamaz hale gelir,sporcular bilirlerki 26.km yi geçtikten sonra yarışmayı sonuna kadar götürebilecekelrdir.O yüzden 26. km yi geçene kadar sabrederler azm ederler geçerler.Sabredemıyen zaten bırakır yarışmayı.Şimdi neden mi bunu anlatıyorum diyeceksiniz?
şöyleki her insanın hayatının bir devresinde yaşadığı olayların birikip patlak vermesıyle,bardağın taşmasıyla veya hiç beklemediği bir olayın başına gelmesıyle çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadığı için ruhen yıkıldığı hatta sonunda intihara götürebilecek kadar üzüldüğü bittiği zamanlar vardır.Her insan bu ruhen yıkımı,yaşadığı hayat koşullarına göre bir devrede yaşar.Ve insan bu halde iken, kendisiyle savaşıp eğer 26.km yi geçmeyi başarırsa, yolun sonundaki aydınlığı görmüş ve Hz.Allah'ın bizim için hazırladığı dağın arkasındakı güzelliklere kavuşmasına az kalmış demektir.
.Bir şeyin olmasını hayal edersiniz.Kalbinizi açarsınız.Sadece ona odaklanırsınız.Sonra bir anda çok büyük hayal kırıklığı çok büyük bir yıkım......
Hayata çalım atarken gol yemek.Çoğu şeye nokta koymak ısteriz.Ama kalbimiz o noktayı koyamaz,çünkü duygusalızdır.Kendımıze zarar verse bile nokta koyamayız ve virgül yaparız hayata...
Gökyüzüne baktığımda güneş kaybolmuştu,kuşlar uçmuyordu etrafında.
Kanat çırpmıyorlardı.Karanlık kuytularda aydınlık soludum ümit ışığında,elimden tutacak,sarılacak,dünyayı dar edecek bir dosttu aradığım.Aslında ardığım ınsan gibi ınsandı.Kuyulara attım özlemimi.Kalpte gömülü kaldı hayallerim,çıkaracak birini bekliyor.Menfeat,samimiyetsizliler daha çok gömdü hayallerimi.Hayallerimi herşeyiyle açığa çıkaracak ,kömürü elmas yapacak...Yaralı kalbimin sezenişleridir bu...
Sevgi;"Zifiri karanlık gecelerde,herşeyin sukunete boyandığı bir ıssızlıkta"yüreğini rahmana sunup;Allah için sevdiğine yaptığın ulvi bir duadır.
Dün rüya ,yarın hayaldir,rüyayı mutlu,yarını umutlu yapan bu gündür.Bende hayata cezasını gülüşümle vereceğim.Yaprak misalı dökülsemde ailemle,dostlarımla beni hakikaten sevenlerle yeşereceğim.....
Uzun bir aradan sonra artık iştahımın açılmasıyla mutfakta buldum kendimi.Canım bir anda tonbalıklı makarna salatası çekti.Başladım yapmaya, makarnaları haşladım.Sosunu hazırladım sıra ton balığını konservesınden açmaya gelmıştıkı bır anda ayaklarımın yanında bana sevgi hırlamaları ve uzun uzun o benim mamam der gibi miyavlıyan kedim,prensesım Patinin sesiyle irkildım kendı dünyama döndüm.hişşşt o benim mamam diyordu bana.Bizimki ton balıklı konserve mamanın harıcındekılerı koklamıyor bile.mesela biftekli kuru mama verdiğimde hemen triplere giriyop koltukları tırmalıyor.sokaktaki kediler çöp karıştırsın,ot yesin bizimki önüne gelen mamayı seçiyor nazlanıyor.Bende bazaen bizimkinin yemediği mamaları alırım sokak sokak gezerim.Sokak kedilerine veririm.İnsanların aç kalmasına bukadar üzülmem,çünkü insanlar çalışıp kazanma yetkisine sahiptir.Bir şekilde kendi kendilerini kurtarabilirler çaba sarfederlerse. Her zaman sonuç mükemmel olmayabilir ama hayvanlar kadar çaresiz olamayız hiçbir zaman. Hayvanlara insanlar eziyet eder, değer vermez, hatta iğrenir. Neden? Çünkü onlar hayvandır. Peki, hayvanlar iki yüzlü, içten pazarlıklı, kötü niyetli olabilir mi? Onlar sadece iç güdüleriyle hareket ederler. Onları seviyorum. Onlardan çok insanlardan çekiniyorum.Neyse yine duygusallığım ön plana geçti.işte ben bizim patiyle yok o senin maman değil bu benim mamam diye savaşırken zar zor bitirdim makarna salatasını.sonuç mükemmel lezzetlimi lezzetli.Tadarkenki Patinin Halini görseydiniz resmen ağzını şapırdatıyordu:):):)

Ben ne zaman bilgisayarın başına geçsem bizimki hemen pc nin üstüne atlıyor.Bırde kuyruğunu ekranın uzerıne salıyorkı görmeyın halımızı.Pati çek kuyruğunu hadi prensesım dıyorum.O'da bana miyavvv diye biz nazlanıyor.sankı pc ye bakma bana bak der gibi.....:)

Malzemeler
1 paket makarna
1 çay bardağı zeytinyağı
2 adet rendelenmiş havuç
Birer adet kırmızı ve yeşil biber (minik kesilmiş)
2-3 yemek kaşığı dilimlenmiş siyah zeytin
1/2 demet kıyılmış maydonoz
1 adet beyaz kuru soğan
2 kutu ton balığı
10 adet cherry domates (dilimlenmiş)
Sosu için
1 kahve fincanı sızma zeytinyağı
2 büyük limonun suyu
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kekik
1 çay kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı karabiber
2-3 diş ezilmiş sarımsak
Yapılışı
Yeterli miktarda suya 1/2 çay bardağı zeytinyağı ekleyerek makarnayı diri kalacak şekilde haşlayıp süzün.
Bir tavada 1/2 çay bardağı zeytinyağını kızdırın, rendelenmiş, havuç, ince kıyılmış kuru soğan ve minik kesilmiş biberleri yumuşayana kadar kavurun. Zeytinleri ve kıyılmış maydonozları ekleyip 1 dakika daha karıştırarak kavurduktan sonra ateşi kapatın.
Sos malzemelerini karıştırıp sos hazırlayın.
Bir kaba haşlanmış makarnayı alın ve tavadaki malzemeyle karıştırın. Cherry domatesleri ve sosu ekleyip tekrar karıştırın.
Salatayı servis tabağına alıp üzerine süzdüğünüz ton balıkları serpiştirin.
Dilerseniz üzerine kekip serpip ılık ya da soğuk servis yapın.